İçerik
Mevzu Hadis: Râvînin güvenirliğini zedeleyen sebep, Resûlüllah'a (s.a.)yalan isnâd etmek olursa böyle bir râvinin rivayet ettiği hadise mevzu hadis adı verilir.
aa. Tanımı:Hz. Peygamber'e nisbet edilmiş, uydurulmuş bir yalandır.
ab. Derecesi: Zayıf hadislerin en şerlisi ve en kِtüsüdür.Bazı âlimler bunu zayıf hadis türlerinden biri olarak değil, müstakil bir tür olarak kabul ederler.
ac. Rivayetinin Hükmü: Alimler, Müslim'in rivayet ettiği; "Kim yalan olduğunu bildiği bir sِzü, hadis diye benden naklederse, o yalancılardan biridir" hadisine dayanarak, -uydurma olduğunu açıklaması haricinde- hangi amaçla olursa olsun, hadisin durumunu bilen hiç kimseye uydurma bir hadisi rivayet etmenin helâl olmadığı gِrüşü üzerinde icma etmişlerdir.
ad. Uydurmacılann Hadis Uydurma Yolları:
1. Uydurmacı ya bizatihi kendisi bir söz uydurur; sonra ona bir sened yamar ve rivayet eder;
2. Ya da bazı hikmetli söz söyleyenlerden veya başkalarından bir söz alır ve ona bir isnâd uydurarak nakleder.
ae. Mevzu Hadisin Bilinme Yolları: Mevzu hadis şu yolla da bilinir:
1. Uydurmacının bizzat kendisinin hadis uydurduğunu ikrar etmesi ile bilinir: Kur'an sûrelerinin fazileti ile ilgili ve her bir sûre için tek tek İbn Abbas'tan naklen hadis uydurduğunu sِyleyen Ebû İsmet Nûh b. Ebî Meryem örneğinde olduğu gibi.
2. Uydurmacının ikrarı mesabesinde olan bir durumla bilinir: Şِyle ki: Bir kişi bir şeyhten [hocadan] bir hadis nakleder. Ona kaç yılında doğduğu sorulur, o da, hadisi aldığı hocanın vefat tarihinin sonrasına denk düşen bir tarih sِyler, ayrıca bu hadis kendisinden başkası tarafından da bilinmez ise, ikrarı mesabesinde yalancılığı apaçık ortaya çıkmış olur.
3. Râvîde bulunan bir karine ile bilinir: Râvînin râfizî, rivayet ettiği hadisin de ehl-i beytin fazileti hakkında olması böyledir.
4. Rivayet edilen hadiste [mervîde] bir karinenin bulunması ile bilinir: Hadisin bozuk lafızlı olması, duyulara veya Kur'an'a açık şekilde ters düşmesi, böyledir.
Hadis Uydurma Sebepleri ve Hadis Uyduran Gruplar:
1. Allah'a yaklaşma gayesi: Bu da insanları hayra teşvik eden, münker fiilleri işlemekten sakındıran hadisler uydurmak suretiyle olur. Bu tür uydurmacılar zühd ve salaha intisab eden bir topluluktur. Bunlar uydurmacıların en şerlileridirler. çünkü insanlar onlara güvendiği için uydurmalarını kabul eden Meysere b. Abdirebbih bu guruptandır
2. Mensubu bulunduğu mezhebi üstün kılma çabalan: özellikle fitnenin. Haricî ve Şiâ gibi siyasi grupların ortaya çıkışından sonra her grup kendi mezhebini güçlendirecek hadisler uydurmuştur. örneğin; "Ali beşerin en hayırlısıdır Kim bundan şüphe ederse küfre girer" sözü böyledir.
3. İslâmiyeti kötüleme gayretleri. Zındıklığı sebebiyle asılmış olan Muhammed b. Saîd eş-Şâmî bunlardan biridir. O > Humeyd'den > o da: Enes tarîkiyle merfûolarak şِyle bir rivayet nakletmiştir:"Ben nebilerin sonuncusuyum. Allah'ın dilemesi müstesna benden sonra nebî yoktur"
4. İdarecilere yaklaşmak gayesi
5. Kazanç ve rızık talebi: Kazançlarını insanlara hikaye anlatmakla elde eden bazı kıssacılar bِyledir.
6. Şöhret kastı: Bu da, hadis hocalarından hiç birinde bulunmayan garib [tek onda bulunan] hadisler nakletmek suretiyle olur. Bunlar, o rivayetin sadece kendisinde bulunduğu zannını uyandırmak için hadisin senedini kalb ederler. Netice itibarı ile hadisi ondan duymak için bir çoklarından rağbet gِrürler. İbn Ebî Dihye ve Hammâd en-Nasîbî böyledir.
Hadis Uydurma Konusunda Kerrâmiye'nin Görüşleri:Bid'atçı mezheplerden biri olan ve Kerramiye adı verilen bu fırka, terğîb ve terhîb konularında hadis uydurmanın caiz olduğunu iddia etmiştir. Bu iddialarına da "kim bana bile bile yalan isnâd ederse..." hadisinin bazı tarîklerinde" insanları saptırmak için" ziyadesiyle gelen rivayetini delil olarak kullanmışlardır. Fakat bu ziyâde hadis hafızları nezdinde sabit değildir. Bazıları da; "biz onun lehine yalan uyduruyoruz aleyhine değil", diyerek kendilerini savunmuşlardır. Hadisten bِyle bir sonuç çıkarmak tamamen bir saçmalıktır. Hz. Peygamber'in Allah'tan getirdiği dinin, ona rağbeti artırmak veya yaymak için yalancılara ihtiyacı yoktur. Bِyle bir iddia müslümanların icmâina da ters düşmektedir. Hatta Şeyh Ebû Muhammed el-Cüveynî (ö.438/1046) daha da ileri giderek hadis uydurmacılarının kesin küfrüne kail olmuştur.
ah. Bazı Müfessirlerin Uydurma Hadisleri Zikretme Hataları: Bazı müfessirler, tefsirlerinde, mevzu olduğunu beyan etmeksizin uydurma hadisler naklederek hata etmişlerdir. Özellikle her sûre hakkında tek tek Kur'ân'ın faziletleri hakkında Ubeyy b. Ka'b'dan rivayet edilen hadislerde!..Aşağıdaki tefsirciler bu grupta yer alan müfessirierdendirier: a. Sa'lebî b. Vahidî c. Zemahşerî d. Beydâvî) e. Şevkânî