İçerik

Bedir Gazvesi

Bedir Gazvesi

 Medine’nin 160 km. kadar güneybatısında, Mekke-Medine yolunun Suriye kervan yoluyla birleştiği bir yerde bulunan küçük bir kasaba olan Bedir, Müslümanların Medine’ye hicretinden sonra Mekkeli müşriklerle yaptıkları savaşların ilkidir. Mekkeliler, Müslümanların hicret ederken geride bıraktıkları malları kendi servetlerine katmış, yarımadanın kuzey ve güney istikametlerine doğru ticaret kervanları düzenlemekteydiler. Hz. Peygamber, Ebû Süfyân idaresinde 1.000 develik ve 50.000 dinar değerinde büyük bir kervanın Suriye’den dönmekte olduğu haberini aldı. Bu kervana Bedir’de baskın yapmayı planlayan Hz. Peygamber, 12 Ramazan 2 (9 Mart 624) tarihinde muhâcîr ve ensârdan toplam 305 kişiyle birlikte Medine’den hareket etti. Mekkelilerin kervanını idare eden Ebû Süfyân Hicâz topraklarına girince Hz. Peygamber’in baskın planından haberdar oldu ve yardım istemek üzere Mekke’ye adam gönderdi, ayrıca pusuya düşmemek amacıyla yolunu değiştirerek daha az kullanılan sahil yolundan ilerlemeye devam etti. Haber Mekke’ye ulaşınca şehirde derhal savaş hazırlıkları başladı. Kervanın kurtulduğu haberini de almalarına rağmen Ebû Cehil kumandasında 1.000 kişilik bir ordu Bedir’e doğru hareket etti. 17 Ramazan 2 (13 Mart 624) tarihinde her iki taraf da Bedir’e doğru yola çıktı. Buraya ilk ulaşanlar Müslümanlar idi. Hz. Peygamber savaştan önce Hz. Ömer’i Kureyşlilere göndererek savaşmadan Mekke’ye dönmelerini teklif ettiyse de Kureyşliler tarafından bu teklif kabul edilmedi. Eski Arap geleneğinde “mübâreze” denilen, her iki taraftan da birer kişi tarafları kızıştırıp savaşı başlattığı meydan okumada Müslümanların tarafından Hz. Hamza karşısına çıkan Esved b. Abdülesed’i öldürdü. Mübârezelerden sonra başlayan savaş Müslümanların kesin zaferiyle sonuçlandı. Yetmiş müşrik öldürülmüş ve yetmiş kişi de esir alınmıştı. Müslümanlar ise on dört şehit vermişti. Hz. Peygamber esirlere iyi muamele edilmesini emretti. Vaktiyle Müslümanlara büyük işkenceler yapan iki müşrik öldürüldü. Diğer esirler ise Hz. Ebû Bekir’in teklifiyle maddi durumlarına göre kurtuluş fidyesi karşılığında serbest bırakılmasına karar verildi. Fidye ödemeye gücü yetmeyen esirlerden okuma yazma bilenler on Müslümana okuma yazma öğretme karşılığında, imkanı olmayan ve okuma yazma bilmeyen bazı esirler ise karşılıksız serbest bırakıldı. Toplanan ganimet ve fidyeler savaşa katılanlar arasında eşit şekilde bölüştürüldü. Bedir’de elde edilen zafer Müslümanlara büyük moral ve itibar kazandırdı.