İçerik

Ensar-Muhacir Kardeşliği

Ensar-Muhacir Kardeşliği

 Mekke’deki hayatlarını, evlerini, mallarını ve mülklerini inançları uğruna geride bırakan ve kendilerine hicret edenler manasında “muhâcirîn” denen Müslümanlar Medine’de sıfırdan bir hayata başlamaktaydı. Muhacirlere barınma, yiyecek ve giyecek temini gibi temel ihtiyaçları konusunda yardım eden Medineli Müslümanlara ise “ensâr” adı verilmiştir. Hz. Peygamber’in hicretten sonraki en önemli toplumsal düzenlemelerinden biri, muhâcirîn ile ensâr arasında yaptığı kardeşlik uygulamasıdır. Kaynaklarda “muâhât” olarak geçen kardeşlik anlaşmasına göre her bir muhâcirin ensâr arasından bir kardeşi vardı ve ensâr, muhâcirîne Medine’de düzenli bir hayata geçene kadar her konuda yardımcı olacaktı. Esasında kardeşlik anlaşması Akabe biatlarında Medinelilerin Hz. Peygambere verdikleri sözün bir gereğiydi. Ancak bunun ne şekilde uygulanacağıyla ilgili belirlenmiş bir şey yoktu. Hz. Peygamberin kardeşlik anlaşmasına kat’î bir şekilde riayet eden ensâr, evlerini ve mallarını muhâcirîn ile paylaştı. Hatta 93 hurmalıklarını mülkiyet haklarıyla birlikte paylaşma istekleri muhâcirîn tarafından teşekkür edilerek kabul edilmedi. Hz. Peygamber’in mülkiyeti ensârda kalacak şekilde emek ortaklığıyla hareket edebileceklerini söylemesi üzerine ensâr ve muhâcirîn birlikte çalışıp kazançlarını paylaşmışlardı. Ensârın hicretten hemen sonra göstermiş olduğu bu gerçek kardeşlik Kur’ân-ı Kerîm’de övülmüştür. Bu kardeşlik miras hükümlerinde de uygulanmışsa da Bedir Gazvesi’nden sonra indirilen bir âyetle miras sadece nesep yönünden yakınlığı olanlara verilmiştir. Ensâr ile muhâcirîn arasındaki kardeşlik uygulaması, İslâm’ın tesis edilmesini arzu ettiği kardeşlik anlayışının hangi temeller üzerine bina edileceğini göstermesi bakımından son derece önemlidir. Yeni inşa edilen İslâm toplumunu Cahiliye toplumundan ayıran en önemli fark, Cahiliye toplumunda kardeşliğin kabile esasına dayalı, İslâm toplumunda ise din kardeşliği anlayışının hakim oluşuydu. Bu husus, Hucûrât sûresinde geçen “Mü’minler ancak kardeştir” âyetiyle en açık ve bütün Müslümanları kapsayacak bir biçimde ifade edilmiştir.