İçerik

Elçiler Yılı

Elçiler Yılı

 Mekke’nin fethi, ardından güçlü bir kabile olan Hevâzinliler’in İslâm’ı kabul etmesi, Tebük seferiyle Arap yarımadasının kuzey kısmının İslâm hakimiyetine girmesi birçok kabilenin Medine’ye heyetler göndererek itaat arz etmesiyle sonuçlandı. Medine’ye bağlılıklarını bildirmek üzere gelen elçilerin hicretin 9. yılında (630-631) artması dolayısıyla bu yıl “elçiler yılı” (senetü’l-vüfûd) olarak isimlendirilmiştir. Kabileleri adına Medine’ye gelen heyetler İslâm’ı kabul ettiklerini bildiriyor, kendileri ve kabileleri adına itaat arz ediyor ve din hakkında bilgi edinmek için Hz. Peygamber’den öğreniyor veya kendilerine bir öğretmen gönderilmesi talebinde bulunuyorlardı. Bu kabileler arasında, kendilerinin bazı ibadetlerden muaf 159 tutulması talebinde bulunanlar da görülebilmekteydi. Medine’ye gelen heyetlerde böylesine çarpıcı bir artış olmasının en önemli sebebi İslâm devletinin kazanmış olduğu güç ve prestij idi. Dolayısıyla bazı kabilelerin, güç dengelerinin Medine’ye kaydığı bir dönemde Arap yarımadasındaki genel eğilime uygun olarak Medine’ye itaat arz ettiği ifade edilmelidir. Bu tavır çoğunlukla, Kur’ân-ı Kerîm’de “a‘râbî” kelimesiyle ifade edilen ve bedevî hayat tarzını benimseyen kabileler arasında görülmekteydi. Diğer taraftan Necranlı ve Tağlib kabilesine mensup Hıristiyanlarda görüldüğü üzere, İslâm devletine cizve vererek kendi inançlarında kalmayı tercih edenler de vardı. Gelen heyetler kimi zaman Abdurrahman b. Avf, Ebû Eyyûb elEnsârî gibi sahabilerin evlerinde, ashâb-ı suffenin yerinde yahut da mescidin avlusuna kurulan çadırlarda ağırlanıyordu. Heyetlerin Medine’ye gelişleri Hz. Peygamber’in İslâm’ı anlatması için son derece verimli birer ziyaretti. İslâm’ın temel prensipleri, ahlak değerleri ve ibadetlerin yanı sıra heyetler Medine’de beşeri ilişkilerin ne şekilde olması gerektiğini de Hz. Peygamber ile ashabı arasındaki davranış şekillerinden öğrenmekteydiler. İslâm’ı yeni kabul eden dolayısıyla din hakkında herhangi bilgisi bulunmayan bu heyetler şehirden ayrılırken kendilerine İslâm diniyle ilgili dikkat etmeleri gereken hususlara dair yazılı belgeler de verilerek hediyelerle uğurlanıyorlardı. Kimi bölge ve kabilelere vali, zekat veya cizye tahsildarı ve İslâm’ı öğretecek bir öğretmen tayin ediliyordu. İslâm tarihçilerinden İbn Sa‘d, elçiler yılı olarak ifade edilen hicrî 9 ve 10. yıllarda (630-631) Medine’ye gelen yetmiş heyetin ismini kaydetmiş ve bunlarla ilgili çeşitli bilgiler vermiştir.