İçerik

Hudeybiye Antlaşması

Hudeybiye Antlaşması

Hz. Peygamber ve Müslümanlar doğup büyüdükleri şehri özlemekte ve kıblegâhları Kâbe’yi ziyaret etme hasretiyle dolup taşmaktaydılar. Bir gece Hz. Peygamber rüyasında Kâbe’yi tavaf ettiğini gördü ve ashabına umre yapmak amacıyla Mekke’ye gitmek için hazırlık yapmalarını emretti. Zilkâde 6 (Mart 628) tarihinde Mekke’ye hareket eden Müslümanlar Hz. Peygamber’in emriyle yanlarına kurbanlık olarak yetmiş deve ve savaş teçhizatı olmayan, yolculuk esnasında bulundurdukları kılıç almışlardı. Hz. Peygamber ve beraberindeki 1400 kadar sahabi Mekke’ye 17 km. mesafedeki Hudeybiye’de konakladı. Müslümanların geliş amaçlarının Kâbe’yi ziyaret etmek olduğunu bildikleri halde Kureyşliler Hâlid b. Velîd kumandasında 200 kişilik bir süvari birliğini Hudeybiye’ye sevk ettiler. Hz. Peygamber geliş amaçlarını 110 bildirmek üzere Hırâş b. Ümeyye’yi elçi olarak Kureyşlilere gönderdi ancak elçiye çok kötü muamelede bulunuldu. Bunun üzerine Mekke’de çok sayıda akrabası bulunan Hz. Osman elçi olarak gönderildi. Kureyşliler isterse kendisinin Kâbe’yi tavaf edebileceğini ancak Müslümanlara müsaade edilmeyeceğini söylediler. Hz. Osman da Hz. Peygamber tavaf yapmadan kendisinin de Kâbe’yi tavaf etmeyeceği cevabını verdi. Bunun üzerine onu tutukladılar. Bu haber Müslümanlara Hz. Osman’ın şehit edildiği şeklinde ulaştı. Buna son derece üzülen Hz. Peygamber, orada bulunan Müslümanlardan müşriklerle kanlarının son damlasına kadar savaşacaklarına dair biat aldı. İslâm kaynaklarında “Bey‘atü’r-rıdvân” olarak bilinen bu biata katılanlara bir ağacın altında biat ettiklerinden dolayı “ashâbü’ş-şecere” (ağaç altında biat edenler) denilmiştir. Kureyşliler Müslümanların bu kararlılığını görünce telaşa kapıldılar. İlk olarak Hz. Osman’ı serbest bıraktılar, ardından da Süheyl b. Amr başkanlığında bir heyeti müzakere yapmak üzere Hz. Peygamber’in yanına gönderdiler. Hz. Ali tarafından kaleme alınan anlaşma Hz. Peygamber ve Süheyl b. Amr tarafından imzalandı. Anlaşmaya göre Müslümanlar o yıl Kâbe’yi ziyaret etmeyecekler, ziyaret için ertesi yıl gelecekler ve şehirde üç gün kalabileceklerdi. Mekkelilerden biri Medine’ye kaçarsa iade edilecek, Medine’den Mekke’ye kaçanlarsa iade edilmeyecekti. Anlaşma on yıl geçerli olacaktı. Taraflardan biri bu ittifaka dahil olmayan bir kabile ile savaşa girerse diğeri pasif kalacaktı. Her iki taraf da hakimiyetleri altındaki toprakların geçiş emniyetini sağlayacaktı. Anlaşma maddeleri ilk başta Müslümanların aleyhine gibi görünse de, durumun öyle olmadığı zamanla anlaşıldı. Özellikle Mekke’den Medine’ye kaçanların iadesi konusu Mekkeli müşriklerin talebiyle iptal edildi. Çünkü İslâm’ı kabul ettikleri için Mekke’de barınamayan, Medine’ye de gidemeyen bazı gençler Mekke-Suriye ticaret yolu üzerinde bir yere yerleşerek Kureyşlilere ait ticaret kervanlarını tehdit etmeye başlamışlardı. Hz. Peygamber, Hendek Gazvesi’nde Müslümanlara karşı oluşan ittifağı bu anlaşmayla bitirmiş oldu. Diğer taraftan Hayber Yahudileri ve Gatafân kabilesine karşı Kureyş’in tarafsız kalması da sağlandı. Kureyşlilerce Müslümanların kendilerine denk bir muhatap olduğunun teyit edildiği Hudeybiye antlaşmasından sonra İslâm Arap yarımadasında daha hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır.